- Yüksek Rölyef,
- Alçak Rölyef,
- Kesme Rölyef,
Derin Rölyef,.........Ayrıca Sitil açısından bakacak olursak Klasik ,sitilize,soyutlama,kübik anlayışla Heykeltraş yorumlayarak Rölyefini gerçekleştirir. Rölyefin oluşturulmasında kil en uygun malzemelerden biridir. Bunun yanısıra mermer,taş,gazbeton,metal kullanılarakta direk malzemellerle eseri (Rölyef)gerçekleştirmek mümkün.
18 Eylül 2010 Cumartesi
Heykelde Rölyef,Kabartma
11 Eylül 2010 Cumartesi
Heykel döküm teknikleri
- Bronz (Alüminyum,zamak,pik,altın,bakır,kurşun vs....)
- Polyester(camelyaflı fiber)
- Mermerit
- Alçı
- Beton malzeme ile döküm aşamasının gerçekleştirilmesi
Döküm aşamasında hangi mazemeden döküm yapacağımıza kara verdikten sonra dikkat etmemiz gereken heykelde hava boşlularının kalıp kalmadığının kontrol edilmesi,döküm kalınlıkları,malzemenin mukavemeti ve gerekli güçlendirme mesela metal konstrüksiyon ,örgülü takviyeler ankraj sistemleri yapılması heykelimizin dayanıklılık,direncini arttırır.Döküm aşaması gerçekleşen heykelimizin temizliği,rötujlarının dikkatli yapılması,çapaklarının tesfiyesi gibi temizlik aşamalarından sonra sanatsal patina renklendirme safhaları uygulanarak,üzerine koruyucu işlemi yapılıp heykel kaidesine yada sergileneceği yere yerleştirilebilir.Bu aşamalar Heykeltraş için çok önemlidir;Heykelin en doğru bir biçimde sergilenmesi sanatçı,heykeltraşın kendini ifadesidir.Daha önceleri mesela binlerce yıl diyelim toplumun sanata bakış açısı dorultusunda heykelin üretim malzemeside ister istemez dğişmiştir.O dönemlerde heykelin asıl malzemesi mermer,bronz olmuş liderler,yöneticiler herzaman görkemli heykellerinin yapılmasını istemişler,en iyi heykeltraşları bulup onlara heykellerini yaptırmışlardır.Ara dönemlerde Bronz ön plana çıkmış ve meydanlara ,saraylara burjuvaya çoğaltılabilen döküm bronz heykeller uygulanmıştır.Bizim yaşadığımız çağımıza baktığımızda ise daha ucuz olabilsin ,daha çabuk olabilsin diye,beton,alçı,mermerit gibi malzemeler silikon üretim kalıplarına uygulanmış ticari kaygılarla binlerce hatta onbinlerce dökülen heykeller yapılmıştır.Ama istersek ucuz olan bu malzemeleri dahi kimyasal katkılar kullanarak daha dayanıklı hale getirmek mümkün.Bu heykelleride iç mekanda parklarda,meydanlarda sergileyebiliriz.Heykeltraş heykelinin tek ve özel olması,kalmasını ister.Baştada belirttiğim gibi toplumların kültürel seviyeleri heykele bakış açısında belirlemekte. Dökümü yapılan heykelin çapaklarının temizlenmesi,patinasının heykeltraşın tasarladığı gibi yapılması,renklendirilmesi,üzerine koruyucu akrilik şeffaf vernik uygulanması,doğru orantıda kaide ile bütünleştirilmesi ve çevre düzenlemesinin doğru ele alınması;görsel açıdan heykelimizi güzelleştirir.Biz 1995 yılında Heykeltraş ve diğer sanatçı arkadaşlarımızla izmir'de birçok ortaklaşa karma resim ve heykel sergisi açtık.Daha sonra bu gurubun içersinde yeralan şimdi beraber ortaklaşa anıt heykel,abide çalışmalarımızı yaptığımız heykeltraş-ressam arkadaşımız Ali Yaldır ile izmirde Heykeltraş Derya Ersoy ve ben Heykeltraş Zafer Dağdeviren birlikte eser çalışmalarımıza başladık.Şimdi Heykel Atölyemiz İzmir Karabağlarda yeralıyor.Yanımıza üniversiteden öğrenciler geliyor ve omnlara sanatsal destek ve staj açısından edindiğimiz tecrübeleri payalaşarak yardımcı oluyoruz.Yolu izmir'e düşen sanat severleri izmir karabağlardaki Heykel Atölyemize bekleriz.www.zaferaliderya.com heykel atölyesi
7 Eylül 2010 Salı
Hekelde çamur,kil
Model macunu dışında yapacağımız heykelin tasarımı doğrultusunda polyesterden, metalden,mukavvadan,suntadan,ahşaptan,taşdan,mermerden,kağıttan,pleksiden ve diğer aklımıza gelebilecek hertürlü malzemeyi uyumlu bir şekilde biraraya getirerek heykel yapabiliriz.
Bu malzemeleri ıskarpelalar,matkap,avuç taşlama,dekupaj,testere,çekiç,kaynak makinası,keser,çivi,vida,yapıştırıcı,makas,madelaj kalemleri,tarama kalemleri,kompresör,fırça......'lar aracılığıyla çalışarak heykeli oluşturabiliriz.
Heykel Kalıbı
Heykelde uygulayabileceğimiz kalıp tekniklerine gelince;
Kalıpları uyguladığımız heykel yüzeyine göre sert,katı hale dönüşen tek kullanımlık patlatma kalıp gibi istersek çok kulanımlık dökümlere uygun elastik kalıplarda oluşturabiliriz.
Katı alçı kalıplar,metal kalıplar sert malzeme olduğundan içinden çıkışların rahat olabilmesini sağlamak heykelin kalıbın içersinden kırılmadan hasar görmden çıkmasını sağlar.Alçı kalıplarda bazen üç,beş tane veya seramik kalıp tekniği tarzındada kalıp alabilmek mümkündür.Seramik kalıbı alırken her aşamada eserin yönünü dikkate alarak kalın alçı döküm kalıplar oluştururuz.Teksir kalıplar oluştuktan sonra bu kalıba çoğaltma alçı kalıpları çok sayıda dökerek fazla miktarda alçı kalıba sahip olabiliriz.Heykelde aldığımız alçı kalıbı,bir adet heykel dökümü alabilmek için kırdığımız alçı kalıba ise patlatma kalıp denir.
- Alçı ile heykelin kalıbının alınması
- Silikon ile heykelin kalıbının alınması
- Polyester ile heykelin kalıbının alınması
- Lateks ile heykelin kalıbının alınması
- Kum kalıp(Bronz,zamak,aliminyum,pirinç,sarı,pik metal dökümler için)www.zaferaliderya.com heykel atölyemizi ararsanız sizlere yardımcı olabilim.
30 Ağustos 2010 Pazartesi
Heykellerimiz


Mehmetcik şehitlik heykeli 11 mt Torbalı-izmirAtatürk ve çocuklar heykeli 3mt.Bronz gaziemir-izmir

27 Ağustos 2010 Cuma
Katıldığım Yarışma ve Heykel sergileri,,özgeçmişimde yer alan faaliyetlerim
- 1987 -88 yılında izmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümüne girdikten sonra eğitim süreci içersinde ve sonrasında heykel çalışmalarımla birçok sergi ve yarışmaya katıldım.
- 1991 yılında prof.Dr.Cengiz Çekil'in Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi önüne yaptığı anıt heykel çalışmasında yer aldım.
- Okul dönemi sürecinde açılan tüm heykel sergilerine katıldım.
- 1992 yılında Heykeltraş prof.Dr.Burhan Alkar'Ostimde bulunan atölyesinde heykel çalışmalarında yer aldı.
- 1992 yılında Arkeoloji Müesi bünyesinde uzman Arkeolog sayın Suzan Özyiğit ile birlikte çeşitli seramik,mermer,taş,bronz,cam eserlerin restorasyonunda yer aldı.
- 1992 yılında İzmir Buca Protestan Kilisesi mezarlık restorasyonunda Sayın Suzan Özyiğtle birlikte çalıştı.
- 1992 yılında Heykeltraş arkadaşı Ekin Erman'la birlikte Balıkesir Bigadiç Atatürk Anıt projesinde çalıştı.
- 1993 yılında İzmir Aliağa Kyme antik dönem kazıları sayın prof.Dr. Lagona ekibinde seramik,mermer,cam,terrakota,sikke,kandil,bronz eserlerin restorasyonunda çalıştım.
- 1992-1993 yıllarıdan itibaren prof.Dr.Ömer Özyiğit'in antik dönem kazılarını sürdürdüğü Eski Foça kazı çalışmalarındada yer alan,çıkarılan mermer,taş,seramik,bronz vb..... eser,heykellerin restorasyonunda çalıştım.Halen başladığım yıllardan itibaren kazı çalışmaları içersindeki restorasyonlarda görev almaktayım.
- 1994 Yüksek lisans öğrencileri karma heykel sergisi
- 1994 yılında Heykeltraş Ekin Ermanla birlikte 5mt'lik bronz Meryemana heykeli yapımında çalıştım.
- 1994 yılında Heykeltraş Derya Ersoy ile izmir Konak'ta heykel atölyemizi kurduk.
- 1994 yılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç sanat galerisinde heykeltraş ve sanatçı arkadaşlarımızla karma sergimizi açtık.
- 1995 yılı İzmir Kuşadası Kuydaş Sanat galerinde karma heykel sergisine katıldım.
- 1990-1991 Turgut Pura Heykel yarışması 2.'lik ödülü
- 1994-1995 Turgut Pura Heykel Yarışması 2.'lik ödülü
- 2000 İzmir'i Sevenler Platformu Türk Başarı ödülü
- 2002 Türk Kadınlar Birliği Başarı ödülü

26 Ağustos 2010 Perşembe
HEYKEL,HEYKELTRAŞ?.......



-- Mısır

özgürlük anıtı Amerika
TARİH BOYUNCA ZAMAN SÜZGECİNİ GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDEN GEÇİRDİĞİMİZDE BİNLERCE HEYKEL BİNLERCE HEYKELTRAŞ TARAFINDAN YARATILMIŞ.AMA HEYKEL,ANITLARIN HİÇBİRİDE BİRBİRİNİN TIPATIP AYNISI OLMAMIŞTIR.HER BİR HEYKEL YARATICISI OLAN HEYKELTRAŞ'IN İÇ DÜNYASINDA YOĞRULARAK TOPLUMU,KÜLTÜREL YAPISI,KAHRAMANLARI,YAZARLARI,ŞAİRLERİ..........BU SÜZGECİN İÇİNDE O YAŞADIKLARI TOPLUMLARIN ADETA AYNASI GİBİ MEYDANLARDAKİ YERLERİNİ HEYKELTRAŞLARIN TASARIMLARI DOĞRULTUSUNDA ALMIŞLARDIR.BAZEN BU HEYKELLER BRONZ'DAN,MERMER'DEN,METALDEN,AHŞAPTAN VE DİĞER MATERYALLER KULLANILARAK YAPILMIŞTIR.HER HEYKELİ İNCELEDİĞİMİZDE BİR AHENK,RİTM,DENGE,ORAN VE ORANTIYI FARKEDERİZ.HEYKEL,ANIT YADA SANAT ESERLERİNDE NE BİR EKSİK NEDE FAZLALIK OLMAMALIDIR.SEYİRCİYİ ETRAFINDAN GEZDİRMELİ,GÖZÜ OKŞAMALI,DÜŞÜNDÜRMELİ BAZENDE İÇERSİNDE SÜPRİZLERİ BARINDIRMALIDIR.HER SANATÇININ YAPTIĞI ESERİ UYGULAYIŞININ MUTLAKA BİR TARZI OLMALIDIR.BİRİLERİNİ KOPYA ETMEYE ÇALIŞMAK DEĞİL SANATÇI KENDİ İÇ DÜNYASINI YAPTIĞI HEYKEL,SANAT ESRİNDE ORKAYA KOYABİLMİŞ OLMALIDIR.TİCARİ BOYUT SANAT ESRLERİNDE ÖNCELİK DEĞİLDİR.NE YAZIKKİ BİZ ÜLKEMİZDE TİCERET BOYUTUNU DAHA FAZLA GÖRMEYE BAŞLADIK,ESERLERLE İLGİLİ KARARLARI VERECEK OLAN KİŞİLERİN ASLINDA SANATLA HİÇ ALAKALARININ OLMADIĞI VASIFSIZ KİŞİLERİN BU MAKAMLARA YERLEŞTİRİLDİKLERİ HATTA HEYKEL YARIŞMALARINDA DAHİ ÖDÜLLERİN KENDİ ARALARINDA BÖLÜŞTÜRÜLDÜĞÜ POZİSYONLAR YAŞANMAKTA.BU YAŞANANLAR BİZLERİ TOPLUMUMUZU İLERİYE SİZCE GÖTÜREBİLİRMİ?TABİ HAKSIZLIK ETMEYELİM ASLINDA ŞU ANDA BAHSETTİĞİM BU SORUNLAR TEMEL AHLAKSAL YAPIMIZ,EĞİTİM SEVİYEMİZ GİBİ KONULARDA YAŞANILAN DEJENERASYONLADA İLGİLİ DEĞİLMİ!...... http://www.zaferaliderya.com/
HER HEYKELİN BİR YAPILIŞ NEDENİ VARDIR.HEYKELLER YAPILDIKLARI KONULDUKLARI YERE ANLAM KATARLAR.TARİH BOYUNCA KIRALLAR, HÜKÜMDARLAR, PADİŞAHLAR VE GÜCÜ ELLERİNDE BULUMDURANLAR ZENGİNLİKLERİNİN,GÜÇLERİNİN GÖSTERGESİ OLARAK HEYKELLERİNİ,BÜSTLERİNİ YAPTIRMIŞLARDIR.HATTA TAPINAKLARDA,KİLİSELERDE,SARAYLARDA DİNİ FİGÜR HEYKELLERİ,SAVAŞÇI LİDER HEYKELLERİASLAN HEYKELLERİ,KORKUNÇ YARATIK,GRİFON HEYKELLERİ GİBİ BİRÇOK HEYKEL GÖRMEKTEYİZ.SİZDE BİLİRSİNİZ PIRAG'DA HER SOKAK BAŞINDA HER BİNADA,NEREYE BAKARSANIZ;(MERMER,BRONZ,AHŞAP)RÖLYEFLER,HEYKELLER,BÜSTLER,ANITLAR SİZİ KARŞILAR.SİZİ HEYKELLERİN DIŞINDA BU KADAR NE ETKİLEYEBİLİR BİRÇOK FARKLI ZENGİNLİĞİ AYNI ANDA VEREBİLİR BİR DÜŞÜNÜN.ÖRNEĞİN MISIRDA ÇÖLÜN ORTASINDA AYAKTA KALAN PİRAMİTLERDEKİ HEYKELLER,SFENKS,RÖLYEFLER OLMASA ORAYA KİM GİDER.AMERİKANIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SEMBOLÜ ÖZGÜRLÜK HEYKELİ DEĞİLMİDİR.BRESİLYANIN SEMBOLÜ İSA HEYKELİ,ÇİNDE MAO HEYKELİ,HİNDİSTANDA BUDA HEYKELİ VE DAHA BİRÇOK HEYKEL İSMİNİ ART ARDA SIRALAMAK MÜMKÜN.HEYKELİN DİLİNİN ETKİLİĞİNİN NETİCESİ NEDENİYLE HEP DAHA GÜZEL HEYKEL YAPTIRMA İHTİYACI OLMUŞ VE OLACAKTIR.HEYKELİN KALICI OLMASINI TOPLUMUN KABULLENMESİNİN DIŞINDA DOĞRU YORUMLANMASI,DOĞRU MALZEMEDEN İMAL EDİLMESİ ÇOK ÖNEMLİDİR.HEYKELİN İLK MODELİNİ ÇAMUR,KİLDEN YAPIP OLUŞTURMAK BİZE HEYKELDE YANLIŞKILLARI DÜZELTEBİLME İMKANI VERİR.ÇÜNKÜ KİL KESİLEBİLEN,EKLENEBİLEN RÖTUJ KABUL EDEN BİR MALZEMEDİR.TABİİKİ HEYKELİN EN GÜZEL MAZEMESİ MERMER,TAŞ,BRONZDUR.MEYDANLARA BAKTIĞIMIZDA YADA ANTİK DÖNEMLERE AİT KAZI ÇALIŞMALARINDAN ELİMİZE GEÇEN HEYKEL MALZEMELERİ NEDİR SİZCE?ELİMİZE GEÇEN HEYKELLERİN MALZEMESİ MERMER,TAŞ VEYA BRONZDUR.BU HEYKELLER KIRILMIŞ PARÇALANMIŞ DAHİ OLSALAR ZAMANA MEYDAN OKURLAR.BİZ HEYKELTRAŞLAR ELİMİZDE OLAN TÜM MALZEMELERDEN HEYKEL YAPABİLİRİZ.AHŞAP,TAŞ,MERMER,GAZBETON,TAHTA,KAĞIT,KARTON,TEL,ÇİVİ,ANAHTARLIK BİLE OLSA KULLANILABİLİR.ÖNEMLİ OLAN BU MALZEMENİN TASARIMI VE UYGULANIŞIDIR.YANİ HEYKELTRAŞIN HEYKELİ YORUMLAYIŞIDIR.
İnsan tekil bir varlıktır. Onu hayvanlardan ayıran yegane özellik doğanın bir figürü olması değil onu şekillendiren biri olmasıdır. Akıl ve beden içinde doğayı keşfedendir. Her koşulda kendi evini yapmayı başarmıştır. İnsan durumunu belirten birçok iletişimde çevre öncelikli sırada yer almıştır. İnsanın arka planında bulunmakta olan aktivitelerin en önemlisi ve en büyüğü doğadır. Ona taptık, bozduk ,yeniledik, yıktık ve doğumla ölüm arasında konforlu bir şekilde doğanın ağında oturduk. Onun yapısı içinde köklendik ve çiçek açtık ama kaygımız sadece basit yaşamsal faaliyetlerin ötesinde şeyler aramamızı bizi hediye olarak sundu. Kendi izimizi bırakmak onu işaretlemek gözlemlerimizi dönüştürerek doğa ve uzaya aktarmak kendimizi bulmamızda önemli bir rol oynar.
Eğer kendi kültürümüzün bildirimi bunu yönetiyorsa doğanın vasiyeti her ikisine de potansiyel bir evrim durumuna sürükleyecektir. Bilim ve sanat konusunun ikisi de doğayı incelemeye ve ona ışık tutup kendimizi ifade etmeye ve anlamaya çalışma çabasıdır. İnsanlık doğanın onuru için form yaratarak onu yüceltir. Doğadaki maddeler kendi modellerini tekrardan izole bir şekilde yaratabilir ve bunu herhangi bir dökümana dönüştürebilir. İdeal düşünce bazen nazik bazen de haşin olabilir ama her zaman doğal çevrenin bir parçasıdır. Land art adı tabiyatın içinden çıkan işlerin karşılığı olarak meydana gelen sanatsal olayın en karmaşık ve büyüleyici halidir.
Land Art kavramı 1960’lı yılların sonlarında ABD’de gelişmiş ve 1970’li yıllarda Avrupa’ya yayılmıştır. Minimalist heykel anlayışıyla olduğu kadar kavramsal sanatla da yakın bir görüşü paylaşan Land Art, çağdaş sanatın “Non-Art” ya da “Anti-Form” hareketleri içinde yer almaktadır. Sanatın uygulama alanını genişletmek isteyen, sanat pazarına karşı çıkan, galeri ve müzelerin dışında etkinlik gösteren bu eğilim, bölgesel bir ekoloji bilinci ve arkaik kültürlerin yeniden keşfi ile de ilgilidir. Bu yönüyle Minimal Sanat’ın teknolojik biçimciliğine karşı olan Land Art, XIX. yüzyılın romantik manzara ülküsüne bağlanarak doğanın gizemine yeniden dönüşü destekler.
“Doğrudan doğa üstünde çalışmak, toprakla ilişkili işler gerçekleştirmek” anlamını içeren “Toprak Çalışmaları”(Earthworks) yapan Michael Heizer, Robert Smithson, Robert Morris, Walter De Maria gibi Amerikalı sanatçılar yapıtlarını daha çok Nevada ve California’nın çöllük bölgelerinde gerçekleştirmişlerdir.
Buralardaki uçsuz bucaksız boşluklar ve engelleyici mevzuatın bulunmaması sanatçıların doğal çevrede istedikleri boyutta çoğu kez anıtsal çalışmalarına olanak sağlamaktadır. Yapıtlarında heykel ve mimarlıkla ilgili verilerden yararlanan bu sanatçılardan Robert Smithson’un “Spiral Dalgakıran”ı , Robert Morris’in “Gözlemevi”, Michael Heizer’in “Çift Negatif”i ,Nancy Holt’un “Taş Hücre”si , Alice Aycock”un “Labirent”i bu anlayışın başlıca örneklerinden sayılmaktadır.
Robert Smithson'ın en ünlü çalışması Spiral Jetty (1970), Utah, Great Salt Lakedeki terk edilmiş bir endüstriyel sitede düşünülmüştü, Dwan'dan fon sağlayan Smithson, petrol arayıcılarının mahvettiği endüstriyel atık arazisini, bütün yeryüzü eserlerinin herhalde en ünlü ve romantik olanına dönüştürmüştü. Smithson. fiziksel entropi anlayışı.
'tersine evrim' kendi kendini yok etmeden ve bunun yanı sıra doğanın kendini yeniden doğuran süreçleriyle sahiplenip dönüştürme imkânlarından büyülenme derecesinde etkilenmiş bir sanatçıydı, Doğaya sanat adına sahiplenilen ve erozyonun da müdahalesiz doğa adına sahipleneceği bir çalışma olan Spiral Jetty bu temaların peşindedir. Bu çalışmanın kaldığı sürece çekilen fotoğraflardan ve ilk dönemde çekilen bir filmden anlaşılacağı üzere, gölün kabarıp alçalan su seviyeleri Spiral Jetty'nin dibe gömülmesi, suyun üstünde ancak ara sıra görünebilmesi anlamına geliyordu.
“Land Art” sözcüğü kalıcı olmayan, daha doğrusu fotoğraf ya da video aracılığıyla tesbit edilen bir dizi yapıtı tanımlamak için de kullanılmaktadır. Bu tür çalışmaların başlıca niteliği doğa ile çok yakın ilişkide olmaları ve doğada bırakılan izlerin yapıt olarak ortaya konulmasıdır. Amerikalı Dennis Oppenheim’ın (1968-1969) ilk çalışmalarında uyguladığı “toprağın mevsime ve iklime bağlı değişiminin kaydedilmesi”, İngiliz sanatçıları Richard Long veHamish Fulton’un yürüyerek “manzarada bıraktıkları ayak izleri”, Christo’nun 1972’de Colorado’da gerçekleştirdiği “Vadi Perdesi” ve bunlara paralel bir anlayışla toprak üzerinde oluşturulan ahşap ya da taş çizgiler ve daireler “Toprak Sanatı” örnekleri arasında yer almaktadır .
Toprak Sanatı, Arte Povera, Olanaksız Sanat gibi isimlerle de anılan Eksantrik Eylem adlı sanat anlayışı ötekilerden çok farklı bir kategoriyi oluşturur. Dünyanın ıssız bir bölgesinde, daha önce hiç ayak basılmamış bir toprak parçasında, nokta nokta çizilen bir çizgi üzerinde ileriye ve geriye doğru bir süre yürünür. Toprağın üzerinde dönerken bölgenin bir fotoğrafını ve haritasını da beraberinde getirir. Başka biri çölde, birbirine paralel iki siper kazar ve boş, kullanılmamış arazide, heykeli andıran iki iz bırakmış olur. Bir fotoğrafla da yaptığı hareketi belgeler. Ancak geçen zaman nasıl ilk insanın açtığı patikayı yok etmişse, bu yapıtları da silip götürecektir. Yapılanlar geçicidir; eserin satılabilmesi mümkün değildir; yapılan işin masrafı satışa çıkarılan fotoğraflarla karşılanır. Bazı bölgelerde planlarını gerçekleştirebilmek için sanatçıların makine ve işçi kullanması gerekir. Bu tür çalışmalarda sanatçılar, yeryüzeyinin büyük parçalarını yeniden düzenlerler, ırmakların donmuş yüzeylerini çeşitli motifler uyarınca keserler, ya da yeni sürülmüş bir tarlayı tırmıkla düzelterek yeni şekiller oluştururlar.
1960’lı yıllarda çalkantılı atmosferinin ardından müzelerin ve galerilerinin dışına çıkıp mekan olarak adeta tüm dünyayı kullanan Land Art sanatçılarının çöllerde, taş ocaklaronda, uçsuz bucaksız arazilerde, terkedilmiş madenlerde, dağlık zirvelerde gerçekleştirdikleri çalışmalar, bir yandan sanatın tanım ve uygulanışında artık tüm sınırların aşılarak sanat yeni anlamlar yüklendiğini, diğer yandan da mekan anlayışının giderek sonsuza açıldığını göstermektedir.
Özellikle yakın geçmişe bakıldığında sanat dalları ve uzmanlık alanları arasındaki sınırların yıkıldığı, çeşitli araçların (teknoloji ürünü araçların ve özellikle iletişim araçlarının) kullanılmasıyla çok yönlü sanatlar yaratacak şekilde yeni tarzda çalışmalar girişildiği bir dönem, mimarlık, resim, fotoğraf, sinema vb. Sanat dallarının sınırlarında kendisine yer edinen Land Art’ın köken olarak Happening’e ve Pop Art’a dayandığı, sanatçılarının büyük bir çoğunluğunun Amerikan Minimalizminden geldiği ya da benzer bir evrim geçirdikleri gözlenmektedir. Her ne kadar nesneyi, gerçek bir nesne olarak özgürlüğüne kavuşturan Minimalist sanatçıların sergilekleri tavır, yeryüzünü adeta bir resim yüzeyi gibi düşünerek araziyi biçimleyen kimi Land Art sanatçılarının tavrından farklı olsada, gerek Minimalizmin, gerekse Land Art’ın temelde resim ve heykelin sınırlarını zorlayan bir anlayışı benimsedikleri açıktır. Ancak, bu noktada görülmektedir ki, açık arazilerde, doğada ancak havadan kuşbakışı bakıldığında kavranabilecek izlerin ve işaretlerin bırakıldığı çalışmalarla ‘‘Havasal Sanat’’ da denilebilecek bir sanat devrinin başlangıcını haber verir.
Dolayısıyla Land Art’la birlikte mekan artık sınırıdır, her yerdir, dünyadır ve mekan olarak dünyayı düşünen sanatçı, düşüncelerini gerçekleştirebilmek için her türlü nesneyi, mekanı, hatta dünyayı, doğayı kullanabilmekte, böylece Greenberg’in deyimiyle ‘‘Yetenek alanının ötesine geçer’’ çalışmalarıyla sanatın tanım ve uygulanışına farklı türden bir yaklaşım sunmaktadır.
Her ne kadar insanın üstünlüğünü adeta gizliden vurgulamak isteyen kimi anıtsal çalışmaların gerçekleştirdiği Amerika ile doğaya karşı daha mütevazi bir eylemin sözkonusu olduğu avrupa arasında bu noktada bazı farklar gözlemse de adeta bir iz bırakma, bir sınır oluşturma çabasındaki insanın bir anlamda evrenin sonsuz mekanı karşısındaki durumunun birer simgesi denilebilecek tüm çalışmalarda, çatışan ve tüm çatışmalara rağmen uyum içinde olan bir insan-doğa ilişkisinin varlığını görmek olasıdır.
Land Art sanatçılarına göre gerçekleştirdikleri çalışmalar ile iklim, doğa şartları arasındaki karşılıklı bir etkileşim mevcuttur ve bu bağlamda çalışmalarını evrimden geçirme isteği genel olarak tüm Land Art sanatçılarında görülen ortak bir özellik olarak dikkat çekmektedir.
Aslında Land Art sanatçıları için biri modernizmden miras kalan, diğeri ise ona karşı mücadele eden olmak üzere iki zaman kavramı sözkonusudur, bunlardan ilki, ‘‘an’’ın ve ‘‘şimdi’’nin bünyesinde doğan bilime ve kurguya dayalı olan, ikincisi ise sürekliliği araştıran ve sanatsal çalışmaların yapılışı ve yokoluşları üzerinde duran görüşlerdir ki, bu görüş maddelerin dönüşümü ve vücudun deneyimi üzerinde odaklanmıştır. Ancak görülmektedir ki, ‘‘zaman’’ hakkında birbirine zıt olarak kabul edilen ve dolayısıyla bir tartışma ortamının yaratılmasına neden olan her iki görüş de pek çok Land Art çalışmasının doğasında mevcuttur.
Şimdi resimli örnekler ile “Land Art” yani “Arazi Sanatı” diğer bir adıyla “Toprak Sanatı” nı daha iyi kavrayabiliriz.

Andy Goldsworthy

Andy Goldsworthy

Andy Goldsworthy

Christo Javacheff

Christo Javacheff

Christo Javacheff

Robert Smithson

Robert Smithson

Michael Heizer

Michael Heizer

Gutzon Borglum

Gutzon Borglum

Uffington

Dennis Oppenheim

Walter De Maria

Richard Long
Kaynak
Norbert Lynton, Modern Sanatın Öyküsü
Ayşe Sibel Kedik, Sanat ve İzleyici İlişkisinin Değişen Görünümü ve Zaman Kavramı Bağlamında Land-Art, Türkiye'de Sanat, Sayı :38
Jeffrey Kastner – Brian Wallis, Land and Environmental Art
www. wikipedia.org
Belgesel
Andy Goldsworthy, River and Tides






